11 Ocak 2008 Cuma

itidalsiz

elinde çiçeklerle bekliyor beni
beyaz sabun kokan kaldırımda

uzayıp gidiyor varlık alemi
şangur-şungur...
kuyruğuna takmış zamanın tenekesini

uzuyor tuttuğum eller
öptüğüm sevgiler

inatla
uzuyor
saçlarım...
tırnaklarım...

uzatmasak diyorum içimden
uzatmasak da
sevişsek

feleğin çemberinden duyuru

ömrünün kızıl tığını
sokamazsız etime

ne bir dirhem et
ne bir ilmek kan
sunmam hizmetine

olmuş-tatlı-mükemmel bir meyve değilsen-
dalından kopmaya razı

sevdiğim de değilsin bundan gayrı

adem

sabun köpüğü üfler gibi
mükemmel balonlar yapamazsın
insan denen orospudan

üstüne binip gezemezsin
köpükten bir balonun
patlatmadan giremezsin yüreğine

eğer sanatına güveniyorsan
balçıktan yapacaksın ademi
kalbini kendi kaburgandan

ve yine de sevmezse seni
bir ağacın dibine gömeceksin

o hasta-hanenin bahçesine
bademciğini gömdüğün gibi

2 Kasım 2007 Cuma

şems

seherin ortasında biten
sen ey yaldızdan diken

sıkıyorsa
bu yalnızlığa sen diren

tembel-teneke

demek gayret gerek
hayatta kalmak için

varlığımı fısıldayan yağmura
ispiyonlasaydım tezinizi

kıçıyla yağardı yüzünüze

macera-perest

sonunu bilseydim okumazdım kitabı

yemin ederim ki
izlemezdim hamleti
bilseydim öleceğini

öyleyse yazmazdım şiir
söyleyecek bir şeyim olsaydı.

inadına 'olmak'

kuleler savrulurlar rüzgarda
dizlerinin üzerine çöker bir papatya

kükrer rüzgarlı kuleler
bir ağızdan

boynunu kırar bir papatya

kuleler yıkılıverir bir çayıra

kahkahayla uzaklaşan rüzgara

orta parmağını gösterir
başını çıkaran ısırgan otu