herhangi bir kaldırımda
zamansız ve isimsiz bekliyorum
sakın çıplak gelme
insan etini seviyorum.
20 Ekim 2007 Cumartesi
korku-fobia
yükseliyor gecenin katranı ufukta
beyaz aydan koparmak için bir diş
zıplaşıyor balıklar içinde
karanlık dokunduğunda eteklerine
sakın ismimi söyleme...!
beyaz aydan koparmak için bir diş
zıplaşıyor balıklar içinde
karanlık dokunduğunda eteklerine
sakın ismimi söyleme...!
müstakbel
ensemdesin
tavaf ediyorum kendimi
dokunamıyorum
sen!
uzun yürüyüşlerin yoldaşı,
hacıdır yüzünü gören!
tavaf ediyorum kendimi
dokunamıyorum
sen!
uzun yürüyüşlerin yoldaşı,
hacıdır yüzünü gören!
kara kedi
kara kedi küsme
küsüp ağaca çıkma
alamam seni...
kara kedi küsme
küsüp buhar-laşma
bulamam seni...
kara kedi küsme
küsüp beyaz olma
sevemem seni...
küsüp ağaca çıkma
alamam seni...
kara kedi küsme
küsüp buhar-laşma
bulamam seni...
kara kedi küsme
küsüp beyaz olma
sevemem seni...
5 Ekim 2007 Cuma
ey kadın!
parmaklarının ucundan kayabilirsem
kelimelerimle...
yıkayabilirsem kurşun rengi harfleri
dilinin ucuna ekleyip
birkaç bin devirde...
öptürebilirsem bir mısramı sana
koynuna alıp uyursan eğer...
kendimi şiir yazmış sayacağım.
kelimelerimle...
yıkayabilirsem kurşun rengi harfleri
dilinin ucuna ekleyip
birkaç bin devirde...
öptürebilirsem bir mısramı sana
koynuna alıp uyursan eğer...
kendimi şiir yazmış sayacağım.
10 Eylül 2007 Pazartesi
incir
evet
küstahım
kışın verdiğin o tek inciri
ben çaldım
lezzetliydi
suluydu
mevsimsizdi
kim olsa
sahip olmak isterdi
evet
arsızım
kış vakti verdiğin biricik inciri
ben çaldım
açtı kavruk nefsim şımartılmaya
ve doyulmazdı lezzeti
belki
bir kraliçenin kalbini fethedecekti
ya da kuruyup kalacaktı dalında
keyifli ve uzun bir öykünün başlangıcı olacaktı, sevdalı
ya da
bas bas bağıracaktı asıldığı daldan:
ne mucizelere gebe bir ağaç olduğunu
evet
yüzsüzüm
gelecek kış
bir incir görsem dalında
nadir
sulu
lezzetli
koparıp yerim yemişini
küstahım
kışın verdiğin o tek inciri
ben çaldım
lezzetliydi
suluydu
mevsimsizdi
kim olsa
sahip olmak isterdi
evet
arsızım
kış vakti verdiğin biricik inciri
ben çaldım
açtı kavruk nefsim şımartılmaya
ve doyulmazdı lezzeti
belki
bir kraliçenin kalbini fethedecekti
ya da kuruyup kalacaktı dalında
keyifli ve uzun bir öykünün başlangıcı olacaktı, sevdalı
ya da
bas bas bağıracaktı asıldığı daldan:
ne mucizelere gebe bir ağaç olduğunu
evet
yüzsüzüm
gelecek kış
bir incir görsem dalında
nadir
sulu
lezzetli
koparıp yerim yemişini
9 Eylül 2007 Pazar
katarsis
karanlıkta perdelerime tutturulmuş notlarla geldi
kasten açık bırakılmış bodur bir pencereden girdi içime
gülüşleri vardı aydıklık ve şehvetli
baktımı, dilsiz olurdum
ve acemi dünyaya
fakat gün tepeye vardığında
artık seçiliyordu riyanın tüm sıfatları
bütün hayatta kalma çabası
tüm kahır katlandığım
yaklaştırdı bizi o ses getiren ana
çözüldü katarsis
azad ettim onu içimdeki boşlukta
her nasıl olduysa
ayrılık bile mani olmadı
beni aldatmasına
aldırmadım
nasılsa ben kendime sadık kaldıkça...
kasten açık bırakılmış bodur bir pencereden girdi içime
gülüşleri vardı aydıklık ve şehvetli
baktımı, dilsiz olurdum
ve acemi dünyaya
fakat gün tepeye vardığında
artık seçiliyordu riyanın tüm sıfatları
bütün hayatta kalma çabası
tüm kahır katlandığım
yaklaştırdı bizi o ses getiren ana
çözüldü katarsis
azad ettim onu içimdeki boşlukta
her nasıl olduysa
ayrılık bile mani olmadı
beni aldatmasına
aldırmadım
nasılsa ben kendime sadık kaldıkça...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)